Uygulamalar

Medikal El & Ayak Bakımı

Medikal El ve Ayak Bakımı

ayak sağlığı

Her ne kadar insan vücudu bir bütün olsa da uzuv olarak ellerimizin ve ayaklarımızın rolü tartışılmaz bir gerçektir. Biraz düşününce yıllarca bize hayal edebileceğimizden fazla katkısı olan el ve ayaklarımızın, zaman içerisinde yıpranmaması pek aşikâr değildir. Fonksiyon, estetik ve sağlık açısından bu uzuvlarımızın bakımı büyük önem taşımaktadır. Aksi durumlarda tıbbi bakıma gereksinim duyulabilir.

Medikal El Bakım

Mikroorganizmalar sağlıklı deriyi aşamazlar. Ve ancak vücutta bir kesik, yarık gibi dış ortamla direk temas durumlarında enfeksiyon odakları oluşturabilirler. Ellerimiz ve yüzümüz; dış etkilere sürekli açık olduğundan özel bakımına ihtiyaç duyulan başlıca bölgelerimizdir. Özellikle de el tırnaklarımıza, estetik ve hijyen açısından yeterli bakım gösterilmediğinde patojen birçok mikroorganizmanın florası hâline gelmektedir.

Vücudumuzun yüzde altmışının su olduğunu düşünürsek, dokularımızın aşırı sıvı kaybına uğradığı durumlar oluşabilmektedir. Ellerimiz için bu duruma önceden önlem almak nemlendirici kremlerle mümkündür. Ayrıca nemlendirici kremler; ellerimizi termal etkilerden(sıcak, soğuk…), zararlı kimyasal maddelerden(deterjan, sabun…) de korumaktadır. Haftalık olarak uygulanan peeling uygulamaları, deride döküntü şeklinde güneş yanıkları ve yaşa bağlı olarak oluşabilecek lekelenmelere karşı cildimizi tazelememizi sağlar.

Nasırlar ve keratinleşmeler parmaklarda ve avuç içlerinde görülebilen durumlardır. Tedavileri için özel bakım ürünleri uygulanır ve tedavi sonrası düzenli olarak kontrolleri gerekir.

Tırnaklarımız bahsettiğimiz gibi patojen mikroorganizma florası yarattığından, ayriyeten bakımları gerekmektedir. El tırnaklarımız oval şekilde ve tırnak kenarındaki etleri tahriş etmeden kesilmelidir. Sağlık ve görünüş açısından küçük ama kayda değer bir detaydır. Hatalı ve özensiz yapılan manikürler, deride, tırnak köklerinde mikroboyutta geçişler yaratabilmektedir. Hatta tırnağın canlı bölümünü patojen mikroorganizmalardan koruyan doku bariyeri hasar görebilmektedir. Tedavileri uzmanlar tarafından gerçekleştirilmektedir.

Ayak tırnaklarıyla el tırnaklarının ortak bazı sorunları olabilmektedir. Tırnakta kalınlık artışı, tırnak batması, mantar(fungal) oluşumu, deformasyonlar el tırnaklarında da ortaya çıkabilmektedir. Bu problemlerin giderilmesi ve tekrarının önüne geçilmesi düzenli tıbbi bakım gerektirmektedir. Kişisel günlük bakımın yanı sıra, uzmanlarca belirli periyotlarla ve spesifik steril cihazlarla gerçekleştirilen tedaviler başarılı sonuçlar vermektedir. Bu tedaviler için hijyenik ortamlar tedavi başarısını önemli ölçüde etkilemektedir.

Medikal Ayak Bakımı

Ayaklarımızın vücudumuzun nerdeyse tüm yükünü taşımasında büyük önemi vardır. 20 kas, 114 özelleşmiş bağ ve yaklaşık 26 kemikten oluşmaktadır. Gün içerisindeki aktivesi neredeyse hiç azalmayan ayaklarımızın, olası patolojik durumlarında tedavisi Podiatri uzmanlarınca yapılmalıdır. Diyabetli öyküsü bulunan bireylerde, ayaklarındaki duyusal kayıp veya yetersizliğe bağlı olarak podiatri bakımları önemli hâle gelmektedir. Podiatri uzmanları diyabetli kişiler dışında sağlıklı bireylerde de ihtiyaç duyulan rutin ayak bakımı üzerinde çalışmaktadır.

İnsanı sosyal bir varlık olarak ele aldığımızda, hayatın ve çevrenin etkileri ile giyim tarzı olarak ayaklar da büyük bir etkileşimle karşı karşıya kalmaktadırlar. Farklı tarzlarda ve koşullara göre tasarlanmış ayakkabı çeşitleri(yüksek topuk, sivri burun, ergonomik olmayan spor ayakkabıları…), tıpkı el bakımında olduğu gibi bilinçsiz bir şekilde uygulanan ayak bakımları(pedikür) veya ayaktaki morfolojik varyasyonlar büyük problemler karşımıza çıkarabilmektedir. Yapılan epidemiyolojik çalışmalar sonucu görülmüştür ki; toplumda her yüz kişiden seksen beşi ayak problemi yaşamaktadır. Zaman içerisinde yaşanan bu olumsuz değişim sonucu kemik ve eklem problemleri, batık, siğil, tırnak ve deri mantarı, nasır gibi çeşitli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Buna rağmen günümüzde tıbbi tedaviler ile ayaklarımızda oluşması muhtemel sorunlara önceden önlem alma ve bu sorunlara yönelik spesifik tedavi metotları mümkündür.

Batık Tırnak Bakımı

Batık Tırnak Tedavisi

Günlük hayatta en çok karşılaşılan ayak sorunlarının başında tırnak batması gelmektedir. Bilindiği üzere tırnaklarımız köklerinden uzarlar. Tırnak köklerinde, yani tırnak yataklarında çeşitli nedenlerle oluşan deformasyonlar tırnağın doğal yapısını ve dolayısıyla uzama şeklini değiştirmektedir. Bu durum tırnakta batığa neden olmaktadır. Yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen batık tırnak, ayak ve tırnak sağılığını da olumsuz etkilemektedir. Cerrahi uygulamalar batık tırnağın çözümü olabilecek iken, pedikür salonlarından medet umulmaktadır.

Pedikür, batık durumlarında palyatif bir tedavi olarak ödemi geçici olarak deprese

batık tırnak

edebilmektedir. Ancak bu durum ilerleyen zamanlarda daha büyük sorunlar doğurabilmektedir. Cerrahi müdahaleler günlük yaşam kalitesini etkileyeceğinden pek tercih edilen bir yöntem değildir. Bununla beraber cerrahi müdahalelerde de bazen başarı şansı düşük olabilmektedir.

Tırnak batmalarının sebeplerini inceleyecek olursak;

  • Ayağı çarpma, tırnak üzerine darbe oluşması, tırnak üzerine gelecek şekilde yanlış basma durumları tırnakta istenilmeyen travmalar yaratabilir.
  • Ayağın aşırı terlemesi tırnak batmasına zemin hazırlayabilir.
  • Aşırı yüksek topuklu, ucu dar ve sivri ergonomik olmayan ayakkabıların uzun süreli giyilmesi sonucu görülebilir.
  • Aşırı derecede sıkı ve dar çorap giyilmesi,
  • Hamilelik ve kısa sürede aşırı kilo artışları,
  • Tırnakların bilinçsiz bir şekilde kesilmesi sonucu, özellikle de sivri ve derin bir şekilde,
  • Kondisyonsuz aşırı koşma gibi kontrolsüz sportif aktiviteler,
  • Herhangi bir tırnak mantarı enfeksiyonu ve tırnakta oluşabilecek olası kalınlaşma sonrasında ayak ve parmakta deformasyon oluşumu,
  • Yanlış pedikür uygulamaları ve genetik yatkınlık neden olarak gösterilmektedir.

Günümüzde en sağlıklı ayak bakımları, ayak bakım merkezlerinde yapılmaktadır. Tırnağın doğal uzama sürecine yönelik destekleyici tedaviler bu merkezlerde uygulanmaktadır.

batık tırnakBöylece batık bakımları daha kesin ve ağrısız çözümler ile gerçekleştirilmektedir. Dünyanın birçok yerinde bilimsel çalışmalarla da desteklenmiş, uzmanlarca ayak bakım merkezlerinde tercih edilmekte ve uygulanmakta olan yöntem 3TO yöntemidir. 3TO yöntemi; tırnak yatağı deforme olmuş ve lateral dokuya gömülmüş olan tırnağın, ortadan sıkıştırılmak üzere özel titanyum tellerle iki taraftan askıya alınıp yukarı kaldırması şeklinde açıklanabilir. Tırnak askı baskı altında olmaksızın tırnak yatığını şekillendirir. Tırnak uzadıkça batığın olduğu bölgenin serbest tırnak ucuna ulaşması, batığın tamamen geçtiğine ve tırnak yatağının tamamen düzeldiğine işarettir. Her ne sebeple oluşmuş olursa olsun 3TO yöntemi ile etkin, ağrısız ve günlük yaşam kalitesini bozmadan tırnak batığın iyileşmesi sağlanır. Bu yöntem ile kişi tedavi sonrası eski konforuna kavuşabilir. Ayakkabısını giyebilir ve spor gibi uzun süreli ayakta kalmayı gerektiren aktivitelere katılabilir.

Batık oluşumunun önlenmesinde ve oluşmuş batığın tedavisinde, batığı tetikleyebilecek olumsuzlukların günlük yaşantıdan uzaklaştırılması gerekmektedir. Tırnak kesimine dikkat edilmeli ve ayakkabılar özenle seçilmelidir. Ayrıca olası darbe ve travmalara karşı dikkatli olunmalıdır.

Deforme Tırnak Bakımı

Deforme Tırnak Bakımı

Ayaklarımız; günlük yaşantımızda sürekli bir yürüyüş, aktivite ve efor sarf eder hâlde olduğumuzdan en çok kullandığımız organlarımızdan biridir. Bu bağlamda gerek sportif aktivitelerimiz de gerekse de rutin günlük işlerimiz de ayakta kalma süremiz, ayaklarımıza büyük stresler yüklemektedir. Bu streslere ilave olarak çeşitli travmalar da ani streslere neden olup, ayak tırnaklarında deformasyonlara ve kalınlaşmalara neden olabilmektedir. Morfolojik bozukluğa uğrayan tırnaklar, tekrar şekillendirilerek deformasyonlar düzeltilebilmektedir.

Mantarlı tırnak patolojilerinde de tırnak kalınlaşmaları görülebilir. Bu tip kalınlaşmalarla tırnaklar, una benzer döküntüler ve yumuşak odunsu bir görünüm verirler.  Ancak her tırnak kalınlaşması mantar patolojilerini akla getirmemelidir.deforme tırnak

Mantar enfeksiyonları haricinde oluşan tırnak kalınlaşmaları bazı yapısal farklılıklar içermektedir. Klinik tanısı; tırnak yüzeyine dokunulduğunda tek parça hissinin alınması, dokunun yüzey gerilimi oluşturması yani sertlik hissi ve uzayan kısımlarda şekil bozukluğuyla karakterizedir.

Tırnaklardaki deformasyonlar veya kalınlaşmalar, vücudun savunma mekanizmasını açıklayan bir durumdur. Örneğin; kolumuzu bir yere çarptığımızda hemen şişme(ödem), morarma şeklinde enflamasyon gelişir. Vücudumuz bu tepkiyi fizyolojik olarak gerçekleştirmektedir. Tırnaklardaki durum da böyledir. Devamlı baskılara maruz kalan tırnaklar, tırnak yatakları ve çevresel dokular daha çok vital hücrelerden oluşan tırnak matriksini minimum kayıpla kurtarmak adına kalınlaşmayı stimule(uyarı) ederler. Özellikle de aşırı efor gerektiren kontak sporlarıyla uğraşan bireylerde, ayağı sıkan ve ayağa doğru bir şekilde adapte olmayan ayakkabıların veya bireyin ayağının ani travmalara maruz kalması tırnakta kalınlaşmalar şeklinde çok sık görülmektedir. Genelde ağrılı sonuçlar doğururlar. Daha çok kronik mikrotravmalar ağrısız şekilde seyrederler ve tedavisi zor, trajik sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Tırnaktaki bu kalınlaşmalar lokalize olacağından, darbeye bağlı kırılma durumları da ortaya çıkabilmektedir. Bu estetik ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır.

Estetik sorunların ve yaşam kalitesinin düzeltilmesi ayak sağlığı merkezlerinde yapılacak spesifik bakımlarla gerçekleştirilebilmektedir. Kalınlaşmış tırnak yüzeyleri özel cihazlarla inceltilip doğal olan saydam görüntüsüne ulaştırılır. Bu işlem sırasında ağrı hissedilmez. Birçok tırnak tedavisinde olduğu gibi bu tedavide de canlı dokuya kadar tırnaktaki kalınlığın indirilmesi temel amaçtır. Bu işlemin hemen akabinde özel bir jel tırnak yüzeyine sürülür. Bu jel, bir yandan tırnak yatağını korurken diğer yandan da tırnakta olası fungal(mantar) enfeksiyonların önüne geçmektedir. Jelin inceltilmiş tırnak üzerindeki varlığı, tırnakların doğal uzamasına izin verir. Bu hassas ve takip gerektiren bir işlemdir. Ara kontrollerde jelin sürekli yenilenmesi gerekmektedir. Jel tedavisi, tırnak sağlıklı bir şekilde parmak ucuna gelene kadar uygulanmaya devam edilmelidir.

Deforme olmuş tırnak bakımlarında uygulanıldığı üzere jel sistemleri, estetik açıdan oje gibi kimyevi maddelerin sürülmesini engellemez. Tedaviler bittikten sonra, periyodik kontroller büyük önem taşımaktadır. Zira tırnak deformasyonlarında nüks sık rastlanılan bir durumdur ve bunun önlemi ancak ve ancak sıkı takiple alınabilmektedir.

Çatlak Topuk Bakımı

Çatlak Topuk Bakımı

Nasırlar daha çok ayaklarda oluşsa da; ödematöz(şişkin), kuru ve yağ eksikliği olan nasır tabakalarının neden olduğu deri çatlakları vücudumuzun birçok yerinde ortaya çıkabilmektedir. Bu tip çatlaklar yüzeyel konumda fazla sorun teşkil etmezken, derin çatlaklar üzerinde durulması gereken ciddi bir durumdur. Mikroorganizmalar normalde sağlıklı deriyi geçemezler ancak ve ancak deride çatlak, yarık ve kesik durumlarında deri aracılığıyla vücuda invaze olurlar. Mikroorganizmanın derin yarıklardan vücuda girişi, dolaşım sistemi aracılığıyla hayati organlara ciddi zarar verebilir. Bununla beraber derin seyreden sinir uçları bu hassasiyeti ağrı şeklinde ortaya çıkarabilmektedir.

Bu tip çatlakların tedavisinde öncelikle oluşumuna neden olan nasırlaşmış tabakanın yavaşça eliminasyonu ve dikkatli bir şekilde oluşan baskının azaltılmasıdır. Akabinde yağ içeriği yüksek kremler sürülür. Bazı durumlarda derin yarıklarda kompleks tedavi seçenekleri üzerinde durulmalıdır.

çatlak topuk bakımı

çatlak topuk bakımı

Diyabetik Ayak Bakımı

Diyabetik Ayak Bakımı

Sağlıklı bireylerde bile ayak bakımının önemi tartışılmaz bir gerçek iken, diyabet hastalarının bu konudaki tutumu büyük önem arz etmektedir. Diyabet; retikülo endotelyal sistemin(RES) bir hastalığıdır. Dolayısıyla vücutta kan şekerinin aşırı yükselmesi sonucu damarların endotelyal yapısı bozulabilmektedir. Bu durumda özellikle yük altındaki ayak ve bacak damarlarında dolaşım bozukluğu görülebilmektedir. Kontrolsüz diyabette bu durum çok daha trajik bir hâl alır. Bacak ve ayakta nöropatiler, provoke ve termal(sıcak, soğuk) ağrılar, duyusal kayıplar yaşanabilmektedir.  Travmalar sonucu oluşan yaralanmalar, duyusal kayıplar nedeniyle hissedilememekte ve ileri safhalarda enfeksiyon da işin içine girince tedavi hayli zor bir hâl alabilmektedir.

Diyabetli hastalarda unutulmaması gereken nokta, vücut ağırlığını taşıyan ayakların dolaşımsal bozukluklara bağlı olarak çeşitli nedenlerle oluşan yaralanmaların da şüpheci bir şekilde yaklaşılması gerektiğidir.

Ayaklardaki duyusal kayıplar nedeni ile keskin cisim batmaları(çivi, iğne) ve dar, rahatsız edici ayakkabılar(vuruk) belirgin olarak iltihabi dokuları teşkil etmektedir. Örneğin; giyilen çorapların ayakkabı içindeki katlanmaları, tırnak batmaları, ayakkabı içerisinde bulunan yabancı bir madde(çakıl, kum) duyusal kayıp nedeni ile ağrı vermediğinden kronik mikrotravmalar oluşturması kaçınılmazdır. Bu durumda ayakta bir enflamasyon oluşmaktadır. Bu enflamasyon da kendisini ödem(şişme) olarak göstermekte ve hasta tarafından algılanmaktadır. Keza; ayaktaki üşüme nedeniyle ayakların sobaya yakınlaştırılmak istenilmesi de epidermiste yanık durumları ortaya çıkarabilmektedir.

Tırnakların yanlış kesilmesi, hijyen eksikliği, nasır,  tırnak batması, travma sonucu ayaklardaki kesik ve yarıklar, parmak aralarında oluşan mantar enfeksiyonları, uygun olmayan ayakkabı seçimi sonucu oluşan vuruklar toplumda en yaygın görülen ayak problemleridir.

Bununla beraber diyabet hastalarında ayakta görüldüğünde derhâl tedavi edilmesi gereken durumları kısaca özetlersek; ayaklardaki kuruma, parmak aralarında mantar oluşumu, ayaklarda nasır oluşumu, üşüme, duyusal kayıplar, sigara içenlerin tırnaklarında kalınlaşma, içe kıvrılma, şekil ve renk değişiklikleridir.

Toplumsal insidansı yüksek olan diyabette, ayak bakımı ve olası sorunlardan korunma için bazı önlemler alınabilir.

  • Ayaklarımızı her gün ılık suyla yıkamalı ve akabinde güzelce durulamalıyız. Özellikle parmak araları fungal(mantar) patojenlerin sevdiği bölgeler olduğundan buralara ayrıca özen göstermeliyiz.
  • El ve yüz kremleri kullandığımız gibi ayak kremleri de kullanabiliriz.
  • Çıplak ayakla dolaşmak, duyusal kaybı göz önüne aldığımızda travmalara ve sonucunda oluşabilecek enfeksiyonlara davetiye çıkaracaktır. Bunun için mümkün mertebe terlik veya ayakkabı ile dolaşmalıyız.
  • Giydiğimiz ayakkabılar, terlikler ergonomik olmalı ve olabildiğince ayaklarımıza konfor sağlamalıdır.
  • Şayet diyabetli biriysek, belirli periyodlarla ayaklarımızı kesik, yara, mantar ve ödem(şişme) durumlarına karşı kontrol etmeliyiz. Gerekirse bir ayna yardımıyla görüş açışımıza arttırabiliriz.
  • Nasırların ve nekrotik dokular, alternatif tıbbi uygulamalarla tedavi edilmeye çalışmamalıdır. Konunun uzmanı kişiler tarafından tedavisi uygulanmalıdır.
  • Ayaklarımızda duyusal kayıplarımız olabileceğini düşünerek üşüdüğümüzde ayaklarımızı ısıtıcılara ve sıcak cisimlere yaklaştırmamalıyız. Bunun yerine daha sıcak tutacak çoraplar giyebiliriz.
  • Ayak tırnaklarımızı el tırnaklarımız gibi oval değil de düz bir şekilde kesmeliyiz.
  • Ayakkabılarımızın içini giymeden önce dikkatli bir şekilde kontrol etmeliyiz.
  • Ayakkabılarımızı çorapsız bir şekilde giymemeliyiz. Giydiğimiz çoraplar sıkı olmayan yünlü veya pamuklu çoraplar olmalıdır.
  • Özellikle yaz aylarında bayanların yazlık ayakkabıları önden açık olmamalıdır. Ve parmak arası terlik tercih edilmemelidir.
  • Kesinlikle sigara içilmemelidir. Sigara ile diyabet arasındaki ilişkiyi pozitif feed back olarak düşünebiliriz.
  • Görme engelli bir diyabet hastası yakınları bu tip konularda bilinçlendirilmelidir.
Nasır Bakımı

Nasır Bakımı

Nasırlar, ayakta sık olarak karşılaşılan sorunlardır. Deride yoğun keratinleşme ile karakterizedirler. Diğer bir ifadeyle derinin kalınlığında ve yoğunluğunda artışa neden olurlar. Şiddetli ağrılarla yaşam kalitesini düşürmek bir yana estetik olarak da olumsuz sonuçlar doğurabilmektedir. Bu olumsuzlukları ortadan kaldırmak, ancak ve ancak doğru ve düzenli bir ayak bakımı ile mümkün olabilmektedir.

Nasırın oluşması ile bireyin hissettiği ağrı, epidermiste(deri üstü) keratinleşme ile oluşan patolojik dokunun hipodermise(deri altı) kadar uzanıp sinir hücrelerine baskı yapması sonucudur. Nasırlar yüzeyelleştikleri noktada yayılım gösterirlerken, hipodermise doğru ilerledikçe daha bir lokalizasyon gösterirler.  Bu keratinize oluşumu  ‘’V’’ harfine benzetebiliriz.

Vücut her türlü yabancı cisim, hücre aktivasyonuna karşı savunma sistemini aktive ederek bir tepki oluşturur. Nasır oluşumundaki tepki mekanizmasında hipodermiste bulunan hormonal reseptörler ve kan damaları derin dokuları korumak amacıyla nasır bakımıepidermiste keratinleşme şeklinde kalınlaşma meydana getirirler. Derideki bu kalınlaşma, ayakkabı ve benzeri dış etkenli uyaranlarla basınç oluşturarak keratinize dokunun alt tabaka dokuları etkilemesine neden olarak ağrı meydana getirir.

Nasırlar sıklıkla, parmak aralarında, parmak üstlerinde, topuk civarında ve ayak tabanında oluşurlar. Epidemiyolojik araştırmalarda nasır oluşumunun genetik yatkınlığından bahsedilmektedir. Özellikle ayak tabanı yüksek kişilerde nasır oluşma riskinin fazla olduğu bilinmektedir.

Basış bozukları; parmak ve tırnak deformasyonları, nasır oluşumuna neden olabilmektedir. Bu olumsuz alışkanlıkların düzeltilmesi gerekmektedir. Günlük hayatta ayakta fazla vakit geçiren bireylerde de nasır problemleri saptanmaktadır. Ayağa konfor sağlanması gerekirken sıkı ve ayağı yoran ayakkabılar nasır oluşumu açısından büyük risk teşkil etmektedir.

Sportif aktiviteler neredeyse tüm ayak patolojilerinin etiyolojisinde yer alan ortak olgudur. Bu tarzda, ayaklarda fazla stres ve ani travma oluşturacak aktiviteler nasır oluşumunu tetiklemektedir. Nasırlar, nadiren de olsa tırnak altı dokuda ve tırnak yataklarında görülebilmektedir.

Nasırın tedavisindeki en önemli nokta, ayağa etki eden baskının elimine edilmesidir. Bu baskının yoğunlaştığı noktalarda bu tip patolojiler sıklıkla oluşabilmektedir. Bunun önlemi, vücut ağırlığını ayak tabanına eşit olarak dağıtacak şekilde ayakkabı ve terlik kullanılması nasır oluşumunu minimalize etmektedir. Oluşmuş nasırın elimine edilmesinde veya nasır oluşumunun engellenmesine dikkat edilmesi gereken primer ayrıntı, nasırın tedavi süresince tamamen ortadan kaldırılamamasıdır. Toplumda tek seferde nasırdan kurtulma çözümü olarak nasır bantlarından medet ummak başarıyı nasır bakımı ayak sağlığıbeklenen seviyeye çıkaramamaktadır. Tedavide en doğru yaklaşım, periyodik aralıklarla yapılacak temizleme işlemidir. Oluşmuş nasırın tek seferde tamamen alınmaya çalışılması, o bölgedeki keratinize doku oluşumunu tekrar tetikleyebilmektedir. Çünkü vücut keratinize dokuya kısmen de olsa bir adaptasyon gösterirken, bu dokunun tekrar elimine edilmeye çalışılması yeni bir immün cevap oluşturacaktır. Bu yüzden nasırlı bölge düzenli aralıklarla ve yavaşça temizlenilmeye çalışılmalıdır. Nasır oluşumunun engellenmesindeki en son ve en kritik işlem ise, günlük olarak uygulanması gereken nemlendiricilerdir. Uygun oranda üre içeren nemlendirici kremler nasır oluşumu engellediği çalışmalarla sabitlenmiştir.

Ayrıca nasır bantlarının asidik etkisi diyabetik hastalarda kesinlikle önerilmemektedir. Bu tip kullanımların doğurduğu sonuçlar ciddi yaralanmalar ve hayatı tehlikeye atacak durumlar ortaya çıkarmaktadır.

Kalınlaşmış Tırnak Bakımı

Kalınlaşmış Tırnak Bakımı (Grifotik)

Kalınlaşmış tırnak tedavisinde gerçekleştirilen inceltmeler, kanamasız ve ağrısız olarak yapılmaktadır. Jel uygulamaları gibi tedaviler de gerek görülmesi durumunda destekleyici tedaviler olarak uygulanmaktadır.

Ayak tırnaklarındaki kalınlaşmalar çok sık görülmese bile birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. Özelikle sportif aktiviteler sonucu ayaklarımıza binen orantısız yükler, günlük yaşantıda ayakta kalma süresi ve kullandığımız ayakkabıların ayak tırnaklarında kalınlaşmalar meydana getirmesi örnek olarak verilebilir.

Tırnakta oluşan mantar enfeksiyonları ile oluşan tırnak kalınlaşmalarının karıştırılmaması gerekir. Mantarlı tırnaklardaki kalınlaşmaların, kepekleşme tarzında ve yumuşak odunsu bir görünümü vardır. Ancak mantar enfeksiyonu haricinde meydana gelen fizyolojik tırnak kalınlaşmalarında ise; uzayan kısımlarda lokalize deformasyonlar, sertlik ve dokunulduğunda tek parça hissi uyandırması spesifiktir.

Tırnaktaki kalınlaşmalar da, enflamasyon durumunda vücuttaki birçok kemotaktik kalınlaşmış tırnakmekanizma gibi immün sistemin gösterdiği bir tepkidir. Kısaca açıklamak gerekirse; sürekli baskı altında kalan tırnak ve çevresel dokular, tırnağın kendi matriksini korumak amacıyla kalınlaşmaya giden bir cevabıdır.  Özellikle ani darbeye karşı sürekli risk altında olan futbolcularda ve dar ayakkabı kullanan bireylerde tırnaklarda kalınlaşmalara sıkça rastlanılmaktadır. Tırnaklar, üzerlerine gelen streslere cevap olarak tırnak kalınlığında artış sağlamasına rağmen bu stresler devam ederse şiddetli ağrılar oluşturabilmektedir.

Hem yaşam kalitesi hem de estetik açıdan düzeltilmesi gereken bu tip tırnak problemlerinin temel çözümü, ayak sağlığı ünitelerinde tıbbi bakımlarla sağlanabilmektedir. Bu tip tıbbi uygulamalar, özel cihazlarla kalınlaşmış tırnak yüzeylerini ağrısız bir şekilde düzeltebilmektedir.

Kalınlaşan tırnak dokusu canlı doku üzerinde yer edinmiş cansız doku gibi düşünülebilir. Bu anlamda bu cansız dokular öncelikle canlı dokuya kadar inceltilmeli ve üzeri özel bir jelle kaplanmalıdır. Bu jel daha çok estetik amaçlı kullanılmaktadır ve tırnak görüntüsünü doğal tırnak gibi göstermektedir. Ayrıca bu jelin tırnağa sürülmesi az da olsa mantar enfeksiyonlarına karşı profilaksi sağlamaktadır ve tırnak yatağının deforme olmadan kalmasını sağlamaktadır. Tırnak yatağının sağlıklı olması, batık problemlerini engelleme de önemli bir ayrıntıdır. Üzeri jelle kaplı olan tırnak dokusu, normal uzama sürecine devam etmektedir. Ara kontrollerle de bu jel yenilenmelidir. Tıbbi kontroller ve bakımlarla sağlıklı tırnak dokusu takip edilmelidir.

Kalınlaşmış tırnak tedavisi sonrası uygulanan jel sistemleri, kalınlaşmış tırnakta inceltme sağladığı gibi doğal tırnak görüntüsüne ulaştırdığından estetik olarak oje gibi materyallerin sürülmesi açısında da sorun teşkil etmemektedir. Bu tip tırnak kalınlaşmalarında tıbbi tedaviyle prognoz(tedavi başarısı), stresin ortadan kaldırılması nerdeyse eşdeğer tutulur. Tabii tedavi sonrası nüks durumları da olasıdır. Bu gibi durumlarda önceki benzer problemler yaşanabilmektedir. Periyodik olarak yapılacak ayak bakımları ile tekrarlanabilecek tırnak kalınlaşmalarına karşı bireye koruyucu bir bakım sağlamaktadır.

Tırnak Mantarı Bakımı

Mantarlı Tırnak Bakımı

MANTARLI TIRNAK BAKIMIMantarlar genel olarak yayılım gösteren patojenler olarak bilinirler. Tırnak mantarları, çoğunlukla deride oluşan mantarların tırnağa invazyonuyla açıklanmaktadır. Yayılım direkt olarak gerçekleşebileceği gibi, mantar bölgesinin kaşınması gibi temas durumlarında da bulaşıcılık göstermektedir. Tırnaktaki bu mantarlar kötü kokuya sebep olurken, tırnakta çeşitli deformasyonlara neden olurlar.

Vücuttaki mantar enfeksiyonları gibi tırnakta oluşan mantarlar da sağlık problemleri ortaya çıkarmaktadır. Tırnakta estetik açıdan da olumsuz sonuçlar doğururlar. Bir savunma mekanizması olarak mantar oluşumunun akabinde tırnak kalınlaşma yoluna gider. Bu kalınlaşmalar tırnakta kısmı olarak gerçekleştiği için, gelen stresler ve ani travmalar karşısında tırnağı dayanıklı kılıyor gibi düşünülebilir. Ancak durum böyle değildir. Tırnaklar daha kırılgan bir hâl almaktadır. Tırnaktaki mantar enfeksiyonların tırnağın uç kısımlarında un dökülmesi şeklinde yakınmalar spesifiktir. Ayrıca, deforme olmuş tırnağın şeffaf görüntüsündeki kayıpla beraber fark edilebilir renk değişikleri tırnak mantarlarının başlıca karakteristik özelliğidir.

Tırnak patolojilerinin çoğu benzer klinik bulgular vermektedir. Hemen hepsiMANTARLI TIRNAK BAKIMInde tırnak kalınlaşması ortaktır. Tırnak mantarlarında da tırnağa veya parmağa gelebilecek herhangi bir travma, sistemik etkili herhangi bir fungal patojenin varlığı tırnakta yapısal bozukluklar ortaya çıkarabilmektedir. Tırnak mantarları, tırnağı aşırı derece hassas hâle getirmektedir. Mantarın yayılım göstererek tırnak yatağına doğru ilerlemesi ile tırnak yatağında ağrı hissedilebilir. Bu ağrı çok tipiktir ve herhangi bir uyarana bağlı olmadan süreklilik arz edebilir.

 

 

Tırnak Mantarlının Etiyolojisi

  • Ayakların aşırı derecede oksijensiz kalıp nemli ortamda bulunması,
  • Çıplak ayaklarla gezilmesi,
  • Sterilizasyonuna dikkat edilmemiş aletlerle sağlık merkezlerinde veya daha amatör işletmelerce manikür, pedikür seanslarının hijyenik olmayan ortamlarda yapılması,
  • Sağlıklı bir ayak bakımı için aynı ayakkabı üst üste giyilmemelidir. Gün aşırı ayakkabı değişimi tavsiye edilmekle beraber mantar enfeksiyonların da önünü kesmektedir,
  • Sosyal hayattaki soyunma odaları, yüzme havuzları, duş gibi ortam kullanım alanları,
  • Ergonomik olmayan dar ve sivri uçlu ayakkabılar,
  • Tırnağa gelen stresler ve travmalardır,

 

Tırnak Mantarları Açısından Risk Gurubu Teşkil Edenler

  • Dolaşım bozukluğuna bağlı olarak dokuların yeterli beslenememesi,
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar veya zayıf olanlar,
  • 65 yaş üzeri kişiler,
  • Diyabeti bulunan bireyler,
  • Günlük hayatta çeşitli nedenlerle ayakları sürekli nemli ortamlarda bulunanlar,
  • Yine aynı şekilde günlük hayatlarında ayaklarıyla aşırı efor sarf etmek durumunda olanlar(sporcu, dansçı),
  • Vücutta teşhis edilen mantar enfeksiyonlarının varlığı,

Tırnak mantarları, primer olarak tırnaklarda kalınlaşmalara neden olduğundan öncelikle tedavide bu estetik ve fonksiyonel bozukluğun giderilmesi amaçlanır. Tüm tırnak tedavilerinde olduğu gibi bu tedavide de özel cihazlardan yardım alınır. Kalınlaşmış tabaka özel cihazlar yardımıyla sağlıklı tırnak dokusu ortaya çıkıncaya kadar uzaklaştırılır. Akabinde hem profilaksi(koruma) amaçlı hem de estetik olarak güzel bir görünüm içMANTARLI TIRNAK BAKIMIin diğer tırnak tedavilerinde olduğu gibi jel bu bölgeye uygulanır. Aralıklarla bu jelin yenilenmesi takip edilir. Tedavi düzgün bir şekilde devam ederse tırnak kısa sürede doğal hâlini alabilmektedir. Ancak tırnak yatağına kadar ilerlemiş bu mantarlar, gerekli önlemler alınmazsa tırnağın uzama sürecini etkileyerek tırnakta geri dönüşümsüz etkiler bırakabilmektedir.

 

Tırnak Mantarlının Tedavisini ve Tekrar Oluşumunu Önlemek İçin Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

  • Mantar oluşumuna neden olabilecek durumlar ortadan kaldırılmalı veya minimuma indirgenmelidir,
  • Hijyene azami ölçüde dikkat etmeli ve mantarları nemli bölgeleri sevdiği unutulmamalıdır,
  • Ortak kullanım alanlarında mutlaka şahsi terlik kullanılmalı,
  • Ayak tırnakları düz bir şekilde ve parmak ucuna kadar kesilmelidir,
  • Pedikür gibi uygulamalar profesyonellerce sağlık merkezlerinde yaptırılmalıdır,
  • Ayağı sıkmayacak şekilde ayakkabılar tercih edilmelidir,
  • Fizyolojik olarak ayaklar çok terliyorsa, antifungal kremler ayağa uygulanmalıdır,
  • Çoraplar sürekli ayaklarımızla temas hâlinde olduğundan, pamuklu olmasına ve ayakları sıkmamasına dikkat edilmelidir.

Mantar tedavisinde kullanılan antifungal ilaçların metabolizması karaciğerde gerçekleştirdiğinden, bu ilaçların uzun süreli kullanımları karaciğer için toksik etki oluşturabilmektedir. Bu nedenler tedavi süresince bir uzman kontrolünde işlemlerin gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Ortez Uygulamaları

Ortez Uygulamaları

Ortez uygulamaları; parmak postüründeki yanlışlık ve parmağın kontrolsüz baskısı sonucu meydana gelen defektler, kişiye özgü materyallerle tölare edilir.

ortez uygulamaları

Tırnaklar, keratinize dokular olmasına rağmen bazı hastalık durumlarında deforme olabilmekte ve şekil, renk değişikliklerine uğrayabilmektedirler. Buna ek olarak travma sonucu da buna benzer değişiklikler oluşabilmektedir. Çekiç gibi ağır bir cisimlerin tırnakta yarattığı travma etkisi dokuda enflamasyon oluşturur. Kemotaktik cevap tırnak altında morarma veya siyah lekeler şeklinde görülebilmektedir.

 

 

 

ortez

Uygunsuz ayakkabılar, hijyendeki yetersizlik ayakta bakteriyel ve mantar enfeksiyonlarına neden olmaktadır. Bu enfeksiyöz canlılar tırnakta renk değişikli gibi semptomlar da verebilmektedir. Örneğin; tırnağın şeffaf yapısının kaybı sonucu tırnakta mat renkler oluşmas gibi… Sistemik hastıklarında el ayak tırnaklarında çeşitli bulguları vardır.( Vitamin eksilkliği, anemi gibi…) Hastalık etkenleri ortadan kalkınca, tırnakta meydana gelen semptomlar da ortadan kalkacak ve tırnak doğal haline dönecektir.
Keza ilaçlar ve çeşitli kimyasal maddeler keratinizasyonu bozabileceğinden bu durumlara örnek olarak verilebilir.
Tırnaklar çok yavaş uzarlar. Ayak tırnakları, el tırnaklarına oranla ayda 2mm daha yavaş uzarlar. Köklerden uzayacak şekilde bir anatomik oluşum gösterirler.

Deri Deformasyon Sertleşme ve Kalınlaşma Bakımları

Deri Deformasyon Sertleşme ve Kalınlaşma Bakımları

Deri Deformasyonları Bakımı

Ayaklarımıza gelen stresler bazen o kadar aşırı olabilmektedir ki, ayak tabanlarımızdaki bağ dokusu hücreleri bu aşırı basıncı karşılayabilmek adına sürekli olarak bir hücre proliferasyonu içerisine girerler. Bu durum, ayak tabanında soyulma, kabuklaşma, ödem(şişme) olarak karşımıza çıkmaktadır. Tedavisinde yine özel cihazlardan faydalanılmaktadır. Bu cihazlar tırnaklarda olduğu gibi ayak tabanında oluşabilecek kalınlaşmaları inceltmede kullanılabilmektedir. İşlem ağrısız olarak gerçekleştirilir ve tekrar oluşumunu engellemek adına destekleyici malzemeler kullanılır. Soyulma şeklinde görülen prolife hücre artıkları da tedavi süresince uygun cilt bakım ürünleriyle temizlenmektedir. Düzenli kontroller ve sağlanan bakım ile cilt ve eski canlılığına ve pürüzsüzlüğüne kavuşarak daha ince bir hâle getirilmektedir.

ayak sağlığı

Deri Deformasyonları Sertleşme ve Kalınlaşma Bakımları

Ayak tabanında sürtünmeye ve uzun süreli aktivitelere bağlı olarak yoğun stresler nedeniyle sertleşme ve kabuklaşmalar oluşabilmektedir. Bu sert tabakalar ağrısız bir şekilde özel cihazlar yardımıyla temizlenebilmektedir. Ayak tabanındaki sertleşme sorunları pek sık tekrar eden durumlar değildir. Ancak tekrar ihtimalini göz önüne alarak cihazla sert tabakaların uzaklaştırılması sonra tedavi bitirilmez. Ayaklara gelen bu baskıyı giderici veya minimalize edici destek malzemeleri bir süre kullanılır. Cildin tipine göre de özel cilt bakım ürünleriyle de tedavi sonuçlandırılır.

 

Detaylı bilgi için bizi arayın: (0216) 356 4500

Start typing and press Enter to search